X

Yeni Dönem Amerika İlişkileri

Millete dert oldu.

Yalaka yandaşlar sözde uzmanlar canlı yayında şaşkınlıklarını dile getirdiler.

Sanki Trump seçilseydi Türkiye refah içinde yüzecekti.

Atatürk cevabı vermiş!

“Halbuki, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir”!

***

Trump’ın Halk Bank konusunda yardımcı olduğu konusu doğru.

Ancak bu yardım Türkiye Cumhuriyetine yönelik değil, Recep Tayyip Erdoğan’a yönelikti.

Açıklamalar önce aba altından sopa gösterilerek yapıldı.

Sonra apaçık.

Yenilir yutulur değil.

Mektup yazıp hakaret ederek, aptal olma diye seslenerek yaptığı uyarıları düşünün.

Erdoğan’ın dışarıda yatan paralarını açıklamakla tehdit eden Trump’a Erdoğan ya da Akape kalkıp da “Eyyy Trump, ne parası, biz yalan yanlış, gizli bir şey yapmadık, elinden geleni ardına koyma, varsa bir şey açıkla” diyen oldu mu?

Olmadı.

Olamaz da.

***

Şimdi gelelim bundan sonra Türkiye Amerika ilişkilerine.

Trump daha iki hafta önce Ermenistan-Azerbaycan savaşına yönelik, Ermeniler bizim kardeşlerimizdir, bunun hesabı sorulacak şeklinde demeçler verdi mi?

Verdi.

***

Bunlar politika.

***

Amerika’da Ermeni oylarını ve seçim yardımı bağışları almak için söyledi.

Her seçim zamanı hemen bütün Başkan adayları bunu yaparlar zaten.

Kaldı ki her ülke kendileri için doğru olanı yapmakla yükümlüdür.

Bu ilişkiler duygusallığa değil, devletin menfaatlerine yöneliktir.

Devletlerin dostu, arkadaşı olmaz.

Devletin bekası, geleceği, menfaatleridir söz konusu olan.

***

Türkiye böyle değil elbette.

Çapsız insanların kılavuzluğu, tek adamın egosu, bilgisizliği, kontrol edilemeyen hırsı ve gücü ile yine tek başına bazen anlık verdiği kararlar ve söylemlerle karşı karşıyayız.

***

Hayvanat Bahçesi Müdürünün Tübitak Başkanı yapılıp, kuran okunurken yetiştirilen fasulyelerin ne kadar hızlı büyüdüğü projelerinin yapıldığı ülkemizde dış politika konusunda “uzman” sayılanlar kusur kalsın.

***

Zaten eski Büyükelçi ve Dışişleri Bakanları ile bugünlerde atanmış çoğunluğu siyasal islamcı bir kısmı da sadece yalaka olan mevki sahiplerinin bilgi, görgü, eğitim ve tecrübelerine bakınca neden bu durumlarda olduğumuz açıkca görünüyor.

***

Dönelim Amerika’ya.

Biden kazanmadı aslında.

Trump kaybetti.

***

Umursamaz, kendini beğenmiş hali, egosu, yalancılığı, görgüsüzlüğü, ahlaksızlığı, insanları bozuk para gibi harcaması onun sonunu hazırladı.

Yoksa onu destekleyen güç aslında en büyük güçtü.

Evanjelistler ve ırkçılar.

Dolaylı olarak da yahudiler.

Neden dolaylı onu da anlatacağım.

Evet doğru, Biden da, Harris de Ermeni asıllı Amerika’lıların en yoğun olduğu bölgelerden girdiler meclise. Büyük dostlukları, oy veren, bağış yapan azımsanmayacak güçte Ermeni dostları var.

Bu yüzden her fırsatta Türkiye’nin önüne çıkacak sorunlar olacaktır.

***

Ancak bu sorunlar şimdi yaşanan sorunların yanında çerez.

Akape gibi, ciğeri beş para etmez saçma sapan kuruluşlara sözde lobicilik için dünyalaraca para harcamak, çapsız yandaşların sözde düşünce kuruluşlarını zengin etmek yerine, çok daha küçük bütçeler ve liyakatla atanmış devlet adamları ile Amerika’daki Türk vatandaş ve soydaşlarının örgütlü çalışmasıyla bu konular çözülür.

***

Bunu daha önce benim de Federasyon Başkanı olduğum dönemde bir çok kere başardık.

***

Oysa evanjelistlerin başımıza sardıkları sorunlar çok daha ciddi.

Radikal dinciler her yerde aynı.

Bizim siyasal islamcılar gibi evanjelistlerin de rahatsızlıkları aynı.

Kendileri gibi düşünmeyen herkes düşman.

Katolik, müslüman, budist, ataist, hiç farketmiyor.

Nedir?

İsa gelecek, dünya huzura kavuşacak.

Düşünce yapısı olarak ölünce Cennet’e giden müslüman erkeğe verilecek 70 huri hikayesinden hallice.

Trump’ın Araplarla olan ilişkisi, Filistin topraklarının İsrail’e açılması talebi, Amerika Büyükelçilik binasının Kudüs’e taşınması konularının arkasında Trump’ın inancı, düşüncesi, Amerika geleceği filan yok. Seçim öncesi konuşulanlar, verilen sözler ve onların büyük desteği var. Bugün Amerika’da devletin karar mercilerinde ve daha bir çok makamda bu yüzden karşılıklı ciddi anlaşmazlıklar var.

***

Trump’ın hala bu kadar oy alabilmesi, bunca rezilliğine rağmen hala destek bulmasının altındaki sebep bu.

***

Elbette İsrail Rusya gibi son derece akıllı olduğu için, şimdilik kendi işlerine gelen bu politikaları da desteklediler.

***

Türkiye için sıkıntıların bir başkası da Türkiye’nin güneyinde Amerika himayesinde kurulması planlanan bir Kürt Devleti değil mi?

Bu da aynı planın bir parçası.

Tabii Türkiye’de siyasal islamcıların Osmanlı rüyaları, İsrail düşmanlıkları, tehditleri de fitili ateşlemeye yardımcı oluyor.

O yüzden “ahmak dostum olacağına akıllı düşmanım olsun” derler.

Yani Türkiye akıllı, ölcülü bir politika ile uzlaşabilir, yeni yönetim ile sorunları masaya yatırabilir.

Diyeceksiniz ki Türkiye’de iktidarın böyle bir kapasitesi var mı?

Amerika’da halkın çoğunluğu Biden’ı pek istemediği halde ona oy verdi.

Trump’dan daha kötü olamaz diye.

Her ülke layik olduğu şekilde yönetilir.

Böyle feci bir iktidarı bile utandırmak için Allah bizim muhalefeti yaratmış.

Yoksa hala böyle bir düzen olabilir mi?

***

“Ananı da al git” diyen diplomasız assrrın liderimiz deprem filan dinlemeden hala Araplara peşkeş çekilen Kanal İstanbul projesini anlatıyor.

Eve ekmek götüremiyoruz diyenlerin olayı abarttığını düşünüyor.

Eh, bende sokakta binlerce korumayla gezsem, eşim gidip yabancı ülkelerde dükkan kapatıp koluna bilmem kaç dolarlık çanta taksa, saraylarda yaşayıp ismini duymadığım egzotik meyvelerden “smoothie” içip, özel olarak yaptırılmış, altı ısıtmalı toprakta yetişen organik hurmalardan yesem, ben de “eve ekmek götüremiyorum” ifadesini abartılı bulurdum.

 

 

Tags:

Yazar Hakkında

Yazar, motivasyonel konuşmacı ve eğitim danışmanı olan Kaya Boztepe aynı zamanda Planet Green NY firmasının CEO’su, TED İstanbul Vakfı temsilcisi ve College Prep yönetim kurulu üyesidir.

2 Comments

  1. Ersin Erkan
    Posted on 9 Kasım 2020 at 7:43 pm

    Dilinize sağlık. Elinize sağlık. Türk ulusunun bu denli umursanmadığı ve dışlandığı görülmemiştir. Deprem Konseyini işe yaramıyor diye lağvet. Yüzde 90 ı deprem kuşağında olan ülkemin deprem paralarını Demir’e çimentoya duble yola harca. Sonra insanlar diri diri bu betonların altında can versin. Uzmanlar, biriken bu pat ile Eskişehir gibi bir kent kurulabilirdi derler. Kayıp giden canlar bunların umurunda değil. Bu islam hiç değil. Yazıklar olsun benim güzel ülkemi bu denli ihmal edenlere. Men dakka duk. Eden bulur demekti sanırım.

Yorumunuzu Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir