X

Bir Televizyon Hikayesi

Nobel ödülleri seromonisi ve Aziz Sancar’ı izliyorum televizyonda. 

Kendisine hemen etnik kimlik giydirip ayrımcılık yapmaya çalışanların suratına tokat gibi inen “ben Türküm, buraya da Atatürk sayesinde geldim” şeklindeki cevabı geliyor aklıma, keyifle gülümsüyorum.

Dalıp gitmişim. 

Diğer kanalda Tayyip Erdoğan’ın muhtarlarla konuşma haberi var. 

Maşallah, o derin bilgi ve donanımıyla herşeye, ama her konuya vakıf. O sevgi dolu, yumuşak sesiyle, son derece alçak gönüllü olarak sesleniyor insanlara. Atomun parçalanmasından, jinekolojiye kadar ordinaryus adam. 

Komşulara filan hadlerini bildiriyor. Putin’in annesi sağ mı acaba diye düşünüyorum. Alıp anasını gitsin der mi diye bir düşünce alıyor beni nedense. 

Derken diğer kanalda Putin var haberlerde. Biraz dinleyince onun da Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gibi egosu olmayan, mülayim, iyi niyetli, demokrat ve alçak gönüllü karakterini hemen görebiliyorum. 

Kanal değiştirmeye devam. 

Sahte içki, sahte parfüm haberlerini karısını öldüren ama iyi halden yararlanan koca haberi ile, karda kışta ilkokul öğrencisi küçük kızı evinden 300 metre uzağa bırakarak giden servis şöförünün haberi izliyor. 

Küçük kız o havada kayarak buzlu su çukuruna düşüyor ve hayatını kaybediyor. Mahkeme şöföre iyi halden önce 1.5 yıla düşürülen hapis cezası tebliğ ediyor ancak sonradan, adam gömlek, kravat giyip, traş olup mahkemede uslu, uslu oturduğu için o cezayı da erteliyor. 

Başka kanala geçiyorum.

Rusya’dan buğday alabilecek miyiz haberi var.

Vay be diyorum. Demek bütün dünyaya buğday ihraç eden Türkiye artık Rusya’dan buğday ithal ediyor. O soğukta buğdayı nerede yetiştiriyorlarsa?Samanı bile ithal ettiğimize göre olabilir diyorum, durmak yok ne de olsa, yola devam. 

Değiştir oğlum kanalı:

Hah, uzun zamandır ortalıklarda göremediğim Başbakan ve Anamuhalefet liderleri var nihayet. Önce Başbakan haberleri.

Hacı’nın yanında zarif eşleri, muhteşem bir kıyafet. Ben önce anlamadım, Meclisi Zincirlikuyu mezarlığına benzettim, hanımefendiyi de ölü yıkıyıcı sandım nedense! Sonra anladım o dik duruşlu, dirayetli, bağımsız Başbakanımızın eşleriymiş kendileri. 

Meğer doktormuş!

Erkek hasta gelse ne yapar acaba diyemeden kadın doğumcu olduğunu söyledi muhabir. 

İyi dedim kendi kendime, en azından doğru seçim.

Haberlere devam:

Kılıçdaroğlu konuştu önce. Farklı bir şey söyler mi diye merak etmedim de değil yani. 

Konu çok olunca. 

Neyse ki beni şaşırtmadı, sesli harfleri çokça kullanarak aaa, eeee, iiii, şeklinde anlamı olmayan cümleleri anlamlı gibi kullanmaya çalıştı. 

Yazık, üzüldüm aslında, kapasite sınırlı olunca ne yapsan olmuyor. 

Sonra onu da aratacak diğer lider Bahçeli çıktı. Onu dinleyemedim bile, kanal değiştirdim tekrar.

Jöleli Yiğit’in atadığı bir yalaka, karşısında oturan ve eskiden adam sandığım bir başka sözde gazeteci karşılıklı saçmalıyorlar. 

Kim izliyor bunları kardeşim?

Geçiniz. 

Diğer kanalda PeKeKe’nin Meclis temsilcisi kadın, elinde Kurşunlu Camii fotoğrafı, camii’yi devlet tepeden bombaladı diye bağırıyor. 

Utanmasa hendekleri de devlet açtı diyecek.

Değiştir kanalı.

21. yüzyılda kadının araba kullanmasının yasak olduğu İslam Devleti Suudi Arabistan’da kadınların ilk defa oy kullanacağı haberleri var. 

Kadınları da gösteriyor ama her tarafı kapalı ve peçeli olduklarından gerçekten kadın mı degil mi, seviniyor mu, üzülüyor mu bilemiyorum tabii. 

Ah Atatürk ah, ruhun şad olsun.

Peşinden yumruk yumruğa bir kavga ve haberin altında Ukranya Meclisi yazıyor.

Bir an rahatlıyorum.

Tek biz değiliz yani. 

Geçenlerde de Hindistan Meclisinde benzer görüntüler vardı. 

Ben kanalları dolaşana kadar haberler bitiyor. Gözüm badem bıyıklı bir dizide. Gülsem mi, ağlasam mı, bu zamanda bu adamlar nasıl böyle birşey yapabilirler diye kızarak kanal değiştirmeye devam ediyorum. 

Bir yanda yandaş ötesi Acun’un kanalında bizden çok farklı bir boyutta yaşayan, Ajda Pekkan’ın güncel versiyonu kılıklı ve daha kötü yapılı çarpık kadınların sosyete sohbetleri, öte yandan hangi kadından gayrimeşru çocuğu peydahladığı belli olmayan, kimin eli kimin cebinde anlayamadığım saçma ötesi bir dizi.

Değiştir çocuk şu kanalı!

Evlilik programı. 

Olmayan Türkçesi ile Meclise layık ortayaşlı bir adam karşısında outran kadını eziyor ki nasıl eziyor. Başka bir kadın söz alıyor, hah diyorum haddini bildirecek. Hayır, kadın da kadını eziyor, “seven erkek döver de söver de” diyor.

Şaşkınım.

Hemen kanalı değiştiriyorum “hayırlı Cuma’lar” diye sahte bir sırıtmayla karşıma çıkan sahtekarı görünce bir daha basıyorum kanal tuşuna ve eteği neredeyse başına çıkmış bir astrolog konuşuyor. 

Televizyonu kapatıyorum.

Sonra da soruyoruz nasıl olur %50 çıkar diye.

Vallahi az bile…

Tags:

Yazar Hakkında

Yazar, motivasyonel konuşmacı ve eğitim danışmanı olan Kaya Boztepe aynı zamanda Planet Green NY firmasının CEO’su, TED İstanbul Vakfı temsilcisi ve College Prep yönetim kurulu üyesidir.

Yorumunuzu Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir